/Kanada, AB’nin Süper Bilgisayar Ağına Katılarak Avrupa’yla Teknoloji İş Birliğini Güçlendiriyor

Kanada, AB’nin Süper Bilgisayar Ağına Katılarak Avrupa’yla Teknoloji İş Birliğini Güçlendiriyor

Kanada ile Avrupa Birliği (AB), yapay zekâ ve yüksek performanslı bilgi işlem alanındaki iş birliğini genişletiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada Kanada’nın Avrupa’nın süper bilgisayar altyapısını bir araya getiren Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortak Girişimi’ne (EuroHPC Joint Undertaking) katılacağını duyurdu. Anlaşma, Kanada’daki şirketlerin, teknoloji girişimlerinin ve araştırmacıların Avrupa’da bulunan gelişmiş hesaplama kaynaklarına erişmesinin önünü açacak.

Ortaklığın odağında, büyük miktarda veriyi işlemek ve yapay zekâ modellerini eğitmek için gereken yüksek işlem gücünün paylaşılması yer alıyor. Kanada, gelişmiş yapay zekâ araştırmaları ve şirketleriyle öne çıkarken AB, farklı ülkelerde kurulmuş süper bilgisayarlar ve araştırma merkezlerinden oluşan geniş bir altyapıya sahip. İki tarafın kaynaklarını bir araya getirmesi, araştırmacılara ve işletmelere daha fazla hesaplama kapasitesi sağlayabilir; ancak bu erişimin hangi teknik ve idari koşullarla yürütüleceğine ilişkin uygulama ayrıntıları anlaşmanın hayata geçirilmesi sürecinde önem taşıyacak.

Von der Leyen, Kanada’nın güçlü yapay zekâ sektörünü Avrupa’nın süper bilgisayar altyapısıyla buluşturmanın yenilikçi, rekabetçi ve güvenilir sistemlerin geliştirilmesine katkıda bulunacağını belirtti. Yüksek performanslı hesaplama, yalnızca yeni yapay zekâ modelleri oluşturmak için değil, bu modelleri test etmek ve büyük veri kümeleri üzerinde çalıştırmak için de gerekli. Bu nedenle ortak kaynaklara erişim; bilimsel araştırmalardan ürün geliştirmeye, iklim modellemesinden mühendislik çalışmalarına kadar farklı alanlarda kullanılabilecek.

EuroHPC’nin altyapısı ve yatırım ölçeği

EuroHPC, 2018 yılında Avrupa Birliği, girişime katılan ülkeler ve özel sektörün ortaklığıyla kuruldu. Girişim, Avrupa’da yüksek performanslı hesaplama kapasitesini geliştirmeyi, süper bilgisayar kaynaklarını araştırmacıların ve işletmelerin kullanımına sunmayı ve Avrupa’nın teknolojik yetkinliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. 2021-2027 dönemine ilişkin toplam bütçesinin en az 8,2 milyar euro olduğu bildiriliyor. Bu bütçe, girişimin ortak finansman yapısı ve altyapı hedefleri kapsamında değerlendiriliyor.

EuroHPC bünyesinde 14 süper bilgisayarın yanı sıra yapay zekâ çalışmalarına odaklanan 19 merkez ve 10 kuantum bilgisayarı bulunuyor. Bu kaynaklar; büyük veri analizi, karmaşık bilimsel hesaplamalar, simülasyonlar, sanayi uygulamaları ve yapay zekâ geliştirme çalışmaları gibi farklı amaçlarla kullanılıyor. Ağdaki bazı süper bilgisayarların dünyanın en güçlü sistemleri arasında yer alması, ortak altyapının uluslararası ölçekteki önemini artırıyor. Bununla birlikte, belirli bir sistemin performansı tek başına araştırma kapasitesini belirlemiyor; yazılım, veri erişimi, uzman personel ve enerji altyapısı da sonuçlar üzerinde etkili oluyor.

Kanada’nın katılımı, EuroHPC kaynaklarından yararlanabilecek araştırmacı ve kuruluşların coğrafi kapsamını genişletiyor. Ağın hâlihazırda 38 ülkeyi kapsadığı belirtiliyor. Bu ülkelerin 27’si AB üyesi; diğer katılımcılar arasında Norveç, İsviçre, Birleşik Krallık, İsrail ve Türkiye bulunuyor. Kanada’nın eklenmesi, Avrupa dışındaki bilim ve teknoloji ortaklarıyla yürütülen iş birliğini daha da genişletiyor. Katılımın sağlayacağı erişimin kapsamı ve kullanıcıların başvuru süreçleri ise ilgili programların kuralları çerçevesinde belirlenecek.

Yeni yapay zekâ veri merkezleri planı

AB, mevcut süper bilgisayar ağını büyütmenin yanı sıra çok daha yüksek kapasiteye sahip yapay zekâ veri merkezleri kurmaya hazırlanıyor. AI Gigafactory adı verilen bu merkezlerden yedi adede kadar kurulması planlanıyor. Proje kapsamında yeni veri merkezi yatırımlarının 2027’de başlaması bekleniyor ve toplam yatırım tutarının 30 milyar euroyu aşabileceği ifade ediliyor. Bu rakam, planlanan yatırımların ölçeğini gösteriyor; projelerin nihai sayısı, finansman yapısı ve uygulama takvimi ilerleyen süreçte netleşecek.

AI Gigafactory merkezlerinin, büyük yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için gerekli işlemcileri, yüksek hızlı ağ bağlantılarını, yazılım sistemlerini ve enerji altyapısını bir arada sunması öngörülüyor. Bu tür merkezler, çok sayıda işlemcinin aynı anda çalışmasını gerektiren görevleri üstlenebilir. Böylece araştırmacılar, tek bir kuruluşun veya üniversitenin kendi başına kurmakta zorlanacağı ölçekteki sistemlere erişebilir. Ancak yüksek hesaplama kapasitesinin yanında elektrik arzı, soğutma, veri güvenliği ve altyapının verimli kullanılması da önemli planlama başlıkları arasında yer alıyor.

Finansman planında AB ve üye ülkelerden 10 milyar euroya kadar kamu kaynağı sağlanması, özel sektörün ise en az 20 milyar euro yatırım yapması öngörülüyor. Kamu ve özel kaynakların bir araya getirilmesi, yatırımların büyüklüğünü karşılamayı ve altyapının farklı kullanıcı gruplarına hizmet vermesini hedefliyor. Bu merkezlerin kurulması, Avrupa’nın hesaplama kapasitesini artırabilir; ancak veri merkezlerinin devreye alınması, finansman kararlarının yanı sıra uygun enerji kaynaklarının ve teknik donanımın sağlanmasına da bağlı olacak.

Kanada’nın araştırma ve teknoloji bağlantıları

Kanada, yeni EuroHPC ortaklığından önce de Avrupa ile araştırma ve inovasyon alanında bağlar kurmuştu. Ülke, AB’nin Horizon Europe programına kısmi katılım sağladı. Araştırma ve inovasyonu destekleyen Horizon Europe, EuroHPC girişiminin finansmanında da kullanılan programlardan biri. Kanada’nın süper bilgisayar ağına katılması, bu mevcut bağlantıların üzerine yeni bir bilgi işlem boyutu ekliyor.

Yüksek performanslı hesaplama kaynaklarına erişim, Kanada’daki araştırma ekiplerinin Avrupa’daki meslektaşlarıyla ortak projeler yürütmesini kolaylaştırabilir. Örneğin büyük ölçekli simülasyon gerektiren bilimsel çalışmalar, farklı ülkelerdeki ekiplerin aynı altyapı üzerinde veya uyumlu sistemlerle çalışmasından yararlanabilir. Şirketler açısından ise hesaplama kapasitesinin paylaşılması, yapay zekâ ürünlerinin geliştirilmesi ve denenmesi için ek olanaklar sunabilir. Yine de erişimin pratik etkisi; kullanım ücretleri, önceliklendirme kuralları, veri aktarımı ve projelerin uygunluk koşulları gibi unsurlara bağlı olacak.

ABD altyapısına bağımlılık tartışması

Avrupa-Kanada iş birliği, yapay zekâ alanındaki küresel rekabetin ve hesaplama altyapısının büyük ölçüde belirli teknoloji merkezlerinde yoğunlaşmasının gündemde olduğu bir dönemde duyuruldu. Büyük modellerin eğitimi için binlerce gelişmiş işlemciyi, yüksek kapasiteli veri merkezlerini ve önemli miktarda enerjiyi bir arada kullanmak gerekebiliyor. Bu altyapıların kurulması ve işletilmesi yüksek sermaye gerektirdiğinden, her ülke ve şirket kendi başına benzer ölçekte yatırım yapamıyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nda teknoloji ve uluslararası ilişkiler alanında çalışan Anton Leicht, Avrupa Birliği ile Kanada arasındaki bilgi işlem iş birliğini orta ölçekli güçlerin yapay zekâ alanında kısa vadede kurabileceği en belirgin ortaklıklardan biri olarak değerlendirdi. Leicht’e göre kaynakların ortak kullanımı önemli bir adım olsa da tek başına ABD’nin bilgi işlem kapasitesine yönelik mevcut bağımlılığı ortadan kaldırmayacak.

Leicht, ABD’de çok büyük enerji kapasitesi gerektiren işlem kümelerinin kurulmaya devam ettiğine dikkat çekerek Avrupa ve Kanada’nın yalnızca mevcut kaynakları paylaşmakla yetinmemesi gerektiğini savundu. Bu değerlendirme, ortak kullanım ile yeni altyapı yatırımlarının birbirini tamamlayan iki unsur olduğuna işaret ediyor. EuroHPC’ye katılım, mevcut kapasiteye erişimi artırabilir; uzun vadeli bağımsızlık hedefi ise yeni süper bilgisayarlar, veri merkezleri, işlemci kaynakları ve enerji çözümlerinin geliştirilmesini de gerektirebilir.

Buradaki “bağımsızlık” hedefi, uluslararası iş birliğini sonlandırmak anlamına gelmiyor. Daha çok, araştırma ve şirketlerin kritik hesaplama kaynaklarına erişimini tek bir ülke veya sağlayıcıya bağlı kalmadan sürdürebilmesini ifade ediyor. Avrupa ve Kanada’nın birlikte hareket etmesi, kaynakları çeşitlendirme yönünde katkı sağlayabilir. Buna rağmen küresel ölçekteki kapasite farkını kapatmak için yatırımın büyüklüğü, altyapının zamanında kurulması ve yetişmiş uzmanların bulunması belirleyici olmaya devam edecek.

Montréal zirvesi ve Cohere yatırımı

EuroHPC ortaklığının duyurusu, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Montréal’de düzenlenen Kanada-AB Zirvesi’ndeki daha geniş kapsamlı görüşmelerle aynı döneme denk geliyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın katıldığı zirvede yapay zekâ ve teknoloji başlıklarının yanı sıra enerji, kritik ham maddeler ve güvenlik konularının da ele alındığı bildirildi. Böylece süper bilgisayar anlaşması, iki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerini geliştirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor.

Kanada hükümeti, ülkenin yapay zekâ altyapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda aynı dönemde yerli teknoloji şirketi Cohere için de yeni bir yatırım açıkladı. Başbakan Mark Carney’nin duyurusuna göre şirkete 1,6 milyar Kanada dolarına kadar sermaye yatırımı yapılması planlanıyor. NVIDIA, Bell ve Schwarz Group gibi özel sektör yatırımcılarının da yer aldığı yatırım kapsamında Cohere’in 2030’a kadar Kanada’da en az 1,7 milyar Kanada doları tutarında ek bilgi işlem altyapısı kurması ve en az 1.000 yeni teknik istihdam yaratması öngörülüyor.

EuroHPC ortaklığı ile Cohere yatırımı farklı girişimler olsa da ikisi de Kanada’nın yapay zekâ geliştirmek için gerekli hesaplama kaynaklarını artırma hedefiyle ilişkilendiriliyor. Avrupa ağına katılım, Kanada’daki kullanıcıların uluslararası ölçekte kurulmuş bir altyapıdan yararlanmasına olanak sağlayabilir. Cohere yatırımı ise Kanada içinde şirket ve altyapı kapasitesinin büyütülmesini hedefliyor. Bu iki yönlü yaklaşım, mevcut kaynaklara ortak erişim ile yerel kapasite inşasını birlikte ele alıyor.

Kanada ile AB arasındaki anlaşmanın uzun vadeli etkisi, sağlanan hesaplama gücünün ne ölçüde kullanılacağına, araştırmacı ve şirketlerin erişiminin ne kadar kolay olacağına ve ortak projelerin nasıl geliştirileceğine bağlı olacak. Taraflar için temel mesele yalnızca süper bilgisayarlara erişmek değil; bu kaynakları güvenli, verimli ve toplumsal fayda üretecek biçimde kullanabilmek. Yeni ortaklık, yapay zekâ alanında Avrupa ve Kanada arasındaki teknoloji ilişkilerini güçlendiren önemli bir adım niteliği taşıyor.