Çekmecede kullanılmadan bekleyen eski telefonlar, çalışmayan bilgisayarlar, bozuk küçük ev aletleri ve işe yaramaz görünen kablolar, doğru şekilde değerlendirilmediğinde çevre için risk oluşturabilir. Elektronik cihazlarda bulunan bazı maddeler doğaya karıştığında toprağı ve suyu kirletebilir. Öte yandan bu cihazlar bakır, demir, alüminyum, cam ve çeşitli plastikler gibi yeniden kullanılabilecek kaynaklar da içerir. Bu nedenle elektronik atıkları evsel çöpe atmak yerine uygun toplama noktalarına teslim etmek önem taşır.
Tuzla’daki Ouno Green Campus bünyesinde faaliyet gösteren Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya (AEEE) geri dönüşüm tesisi, atık cihazların kabulünden bileşenlerinin ayrıştırılmasına ve geri kazanım verilerinin kaydedilmesine kadar uzanan süreci uygulamalı olarak gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen tesiste, elektronik atıkların güvenli biçimde işlenmesi ve yeniden değerlendirilebilir malzemelerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Yerleşkenin tamamı Sıfır Atık Belgesi’ne sahip; tesis ayrıca Vodafone’un Dünya İçin Lazım projesi kapsamında toplanan elektronik atıkları da işliyor.
Tesise kabul ve ilk güvenlik kontrolleri
Geri dönüşüm süreci, atıkların tesise ulaştığı anda başlıyor. Elektronik cihazlar öncelikle radyasyon kontrolünden geçiriliyor. Bu kontrol, olağan dışı bir risk taşıyabilecek malzemelerin diğer atıklardan ayrılmasına yardımcı oluyor. Ardından atıklar tartılıyor ve kabul işlemleri kayıt altına alınıyor. Teslimatı yapan firmaya, atığın tesise alındığını gösteren bir Atık Kabul Formu düzenleniyor.
Radyasyon açısından risk taşımadığı belirlenen atıklar, türlerine ve özelliklerine göre sınıflandırılarak geçici depolama alanına aktarılıyor. Bu aşamadaki ayrım, sonraki işlemlerin daha güvenli ve verimli yürütülmesini sağlıyor. Kontrol sırasında radyoaktif risk tespit edilirse söz konusu atıklar olağan geri dönüşüm hattına sokulmuyor; değerlendirilmek üzere Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’na (TENMAK) gönderiliyor. Böylece farklı nitelikteki risklerin uzman kurumlarca ele alınması amaçlanıyor.
Cihazların bileşenlerine ayrılması
Depolama alanından işlem bölümüne alınan cihazlar söküm ve ayrıştırma aşamasına geçiyor. Cihazın yapısına bağlı olarak pil, kablo, plastik, metal, cam ve devre kartı gibi parçalar birbirinden ayrılıyor. Bu işlem, malzemelerin özelliklerine uygun geri kazanım yöntemlerine yönlendirilmesine imkân veriyor. Her parçanın aynı yöntemle işlenememesi nedeniyle kaynağında ve işlem sırasında yapılan ayrım, geri dönüşüm zincirinin önemli bir adımını oluşturuyor.
Piller, kablolar ve devre kartları gibi farklı bileşenler kendi işlem hatlarına gönderilirken, yeniden değerlendirilebilecek malzemelerin geri kazanım sürecine katılması sağlanıyor. Kullanılamayan ya da özel işlem gerektiren kısımlar ise uygun yönetim yollarına yönlendiriliyor. Böylelikle cihazın tamamını tek parça hâlinde atmak yerine, içindeki farklı malzemelerin ayrı ayrı ele alınması mümkün oluyor.
- Floresan lambalar: Cıva ve fosfor içerebilen lambalar, özel bir kırma sisteminde işleniyor. Sistem, lambaların camını tehlikeli tozlardan ayırmaya yardımcı oluyor. Bu tür bileşenlerin kontrolsüz biçimde kırılması veya çöpe atılması sakıncalı olabileceğinden, özel işlem hattında ele alınmaları önem taşıyor.
- Plastikler: Ayrıştırılan plastik parçalar işlenerek granül hammaddeye dönüştürülüyor. Bu hammadde, uygun kullanım alanlarında yeniden üretime girdi sağlayabiliyor.
- Kablolar: Kabloların içindeki bakır ile dış kaplamadaki plastik birbirinden ayrılıyor. Böylece iki farklı malzeme kendi geri kazanım sürecine yönlendirilebiliyor.
- Karton ambalajlar: Uygun kartonlar parçalanarak kargo paketlerinde kullanılabilecek dolgu malzemesine dönüştürülüyor. Bu uygulama, ambalaj malzemesinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağlıyor.
Devre kartlarından metal tozuna
Elektronik cihazların içindeki devre kartlarının işlenmesi, tesisin teknik açıdan öne çıkan aşamalarından biri. İlk olarak kartların üzerinde bulunan elektronik bileşenler söküm ünitesinde ayrıştırılıyor. Bu işlem, kartın sonraki aşamalarda daha uygun biçimde işlenmesine yardımcı oluyor. Söküm sırasında ortaya çıkabilecek gazlar da doğrudan dışarı verilmek yerine arıtma sistemlerinden geçiriliyor.
Tesisin aktardığı bilgilere göre gaz arıtımında jet su filtresi, ultraviyole sistemi ve karbon filtreler kullanılıyor. Ön işlemden geçirilen devre kartları daha sonra saatte 500 kilogram işleme kapasitesine sahip bir makinede öğütülüyor. Bu işlem sonucunda metal tozu ile fiber ve reçine içeren toz ayrıştırılıyor. Elde edilen metal tozunun yüzde 99’unun bakır olduğu belirtiliyor. Bu oran, devre kartlarından değerli bir metalin geri kazanılabildiğini gösterirken, ortaya çıkan diğer malzemelerin de uygun yönetim sürecine alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Geri kazanım miktarları kayıt altına alınıyor
Geri dönüşüm yalnızca malzemelerin fiziksel olarak ayrıştırılmasıyla tamamlanmıyor. Metal, cam, plastik ve pil gibi geri kazanılan malzemeler tartılıyor ve miktarları Bakanlığın Kütle Denge Elektronik Sistemi’ne bildiriliyor. Bu kayıtlar, tesise giren atıkların ve işlem sonucunda elde edilen malzemelerin izlenmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda atıkların nasıl değerlendirildiğine ilişkin daha düzenli bir bilgi akışı sağlıyor.
Atığı teslim eden şirketler, bu veriler sayesinde geri dönüşümden elde edilen çevresel kazanım ve karbon ayak izinin azaltılmasına ilişkin bilgi alabiliyor. Böyle bir kayıt sistemi, atık yönetiminin ölçülebilir olmasına katkıda bulunuyor. Ancak belirli bir atık miktarının işlenmesinin tek başına tüm çevresel etkileri ortadan kaldırdığı anlamına gelmediğini de unutmamak gerekiyor; cihazların ömrünü uzatmak, yeniden kullanım imkânlarını değerlendirmek ve atıkları doğru kanallara teslim etmek birlikte önem taşıyor.
Atık yönetimi tesis içinde de sürüyor
Tesisin çevresel yaklaşımı, elektronik atıkların işlenmesiyle sınırlı değil. İşletme sırasında oluşan diğer atıklar da kaynağında ayrı toplanıyor. Ayrıca yağmur suyu depolanarak gri su sisteminde kullanılıyor. Bu uygulamalar, tesisin günlük faaliyetlerinde kaynak kullanımını daha dikkatli yönetmeye yönelik adımlar arasında yer alıyor.
Evdeki eski bir telefon, bilgisayar ya da kabloyu elden çıkarmadan önce cihazın onarılmasının, yeniden kullanılmasının veya başka birine devredilmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirmek faydalı olabilir. Kullanım ömrünü tamamlamış elektronik ürünler içinse belediyelerin, yetkili kuruluşların ve lisanslı toplama noktalarının yönlendirmeleri izlenmelidir. Elektronik atıkları evsel çöpe karıştırmadan uygun toplama noktalarına teslim etmek, geri kazanılabilir malzemelerin ayrıştırılmasına ve zararlı bileşenlerin kontrollü biçimde yönetilmesine yardımcı olur.










