/ASELSAN’dan Tarihi Rekor: Sipariş Bakiyesi 30 Milyar Doları Geçti

ASELSAN’dan Tarihi Rekor: Sipariş Bakiyesi 30 Milyar Doları Geçti

ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre hasılat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 28 artarak 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Büyümeye, savunma elektroniği alanındaki faaliyetlerin yanı sıra artan yurt içi ve yurt dışı siparişler katkı sağladı.

Dönemin öne çıkan gelişmelerinden biri, bakiye siparişlerin ilk kez 30 milyar dolar eşiğini aşması oldu. ASELSAN’ın bakiye sipariş portföyü 30,7 milyar dolara yükselirken, ilk dokuz ayda imzalanan yeni sözleşmelerin toplamı 14 milyar doları buldu. Bu göstergeler, şirketin mevcut üretim ve teslimat takvimini destekleyen güçlü bir iş hacmine sahip olduğuna işaret ediyor. Bununla birlikte siparişlerin farklı dönemlerde üretime ve gelire dönüşeceği, dolayısıyla bakiye sipariş tutarının tek başına aynı dönemde elde edilecek satışları göstermediği dikkate alınmalı.

Hasılat artışına kârlılık ve verimlilik eşlik etti

ASELSAN’ın Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK) yıllık bazda yüzde 38 yükselerek 40,6 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK marjı da 190 baz puanlık artışla yüzde 26,8 olarak gerçekleşti. Hasılattan daha hızlı artan FAVÖK, şirketin büyüme döneminde operasyonel kârlılığını da güçlendirdiğini gösteren temel göstergelerden biri oldu. Marjdaki yükseliş, faaliyetlerden elde edilen kârın satışlara oranında önceki yılın aynı dönemine kıyasla iyileşme yaşandığı anlamına geliyor.

Şirketin kişi başına düşen hasılatı dolar bazında yüzde 4 arttı. Bu gelişme, toplam satışlardaki genişlemenin yanı sıra çalışan başına elde edilen gelirin de yükseldiğine işaret ediyor. Ancak bu ölçüt, tek başına verimliliğin bütün boyutlarını açıklamıyor; üretim kapasitesi, teslimat takvimi ve iş gücü yapısı gibi unsurların da sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Finansal yapı ve nakit akışı

ASELSAN, ilk dokuz ayda 23 milyar TL operasyonel nakit akışı elde etti. Şirket ayrıca finansal borçların aktifler içindeki payının yüzde 14 seviyesinde bulunduğunu ve toplam özkaynak oranının yüzde 55 olduğunu bildirdi. Bu oranlar, bilanço finansmanında özkaynakların önemli bir yer tuttuğunu ve finansal borçların aktiflere oranının sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.

Etkin borç yönetimiyle finansman giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 geriledi. Özkaynak kârlılığı 400 baz puanlık artışla yüzde 16,6’ya, aktif kârlılığı ise yüzde 9’a yükseldi. Bu göstergeler, şirketin özkaynak ve varlıklarından sağladığı getiride iyileşme olduğunu gösteriyor. Operasyonel nakit akışı ile borçluluk ve kârlılık ölçütlerinin birlikte ele alınması, büyümenin finansal sürdürülebilirliğini değerlendirmek açısından önem taşıyor.

İhracat sözleşmeleri ve yeni iş hacmi

Yeni ihracat anlaşmaları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34 artarak 1,9 milyar dolara ulaştı. İhracattaki yükseliş, şirketin yurt dışı pazarlardaki faaliyetlerinin ve uluslararası sözleşmelerinin genişlediğini gösteriyor. İlk dokuz ayda alınan işlerin satışlara oranı 4,4 olarak açıklandı; bu oran, önceki yılın aynı dönemindeki 2,5 seviyesinin üzerinde gerçekleşti.

Alınan işlerin satışlara oranının yüksek olması, ilgili dönemde kazanılan yeni siparişlerin mevcut satış hacmine kıyasla güçlü olduğunu gösterir. Bununla birlikte, bu siparişlerin üretime alınması, teslim edilmesi ve satış geliri olarak kaydedilmesi zaman içinde gerçekleşir. Şirketin savunma elektroniği projelerinin niteliği ve teslimat takvimleri göz önüne alındığında, söz konusu oran gelecekteki iş yüküne ilişkin bir gösterge olarak değerlendirilebilir; belirli bir dönemde gerçekleşecek gelir için kesin bir tahmin anlamına gelmez.

Üretim kapasitesine ve teknoloji altyapısına yatırımlar

Artan sipariş hacmini karşılamak ve üretim kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla kapasite artışı ile yüksek teknoloji yatırımlarına ayrılan tutar, yüzde 228 yükselerek 684 milyon dolara çıktı. Yatırımlar, mevcut üretim altyapısının genişletilmesinin yanında yeni tesislerin ve daha gelişmiş üretim süreçlerinin devreye alınmasını da kapsıyor. Bu harcamalar, şirketin artan iş hacmini zamanında karşılayabilmesi ve uzun vadeli üretim kapasitesini büyütebilmesi açısından önem taşıyor.

Cumhuriyet tarihinin tek seferde hayata geçirilen en büyük savunma sanayii tesisi olarak tanımlanan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı dönem içinde faaliyete başladı. Ayrıca Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi çalışmaya geçti. Kara, deniz ve hava sistemlerine yönelik üretim hatlarında robotik otomasyon altyapısının genişletilmesi de üretim süreçlerinin modernizasyonu kapsamında öne çıktı. Yeni tesislerin ve otomasyon çözümlerinin katkısı, kapasitelerin kullanımı ve üretim sonuçlarıyla zaman içinde daha net biçimde ölçülebilecek.

Ar-Ge faaliyetleri ve yeni teknoloji alanları

ASELSAN, Türkiye’de en fazla Ar-Ge projesi yürüten şirket konumunu korurken Ar-Ge harcamalarını yüzde 36 artırarak 1,3 milyar dolara çıkardı. Şirket, yüksek teknoloji ve uzmanlık gerektiren alanlardaki çalışmalarını hızlandırdığını bildirdi. Mikroelektronik, kuantum hesaplama, su altı teknolojileri, yüksek güçlü mikrodalga sistemleri ve itki teknolojileri bu çalışmalar arasında yer aldı.

Bu alanlarda Ar-Ge yatırımlarının amacı, mevcut ürün ve sistemleri geliştirmekle sınırlı değil; gelecekte ihtiyaç duyulabilecek yeni kabiliyetler için de teknoloji altyapısı oluşturmak. Araştırma faaliyetlerinin ticari ve operasyonel sonuçlara dönüşmesi genellikle uzun bir süreç gerektirdiğinden, harcama tutarlarıyla birlikte geliştirilen sistemlerin olgunluk düzeyi ve uygulamaya geçişi de önem taşıyor.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol’un değerlendirmesi

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sonuçların şirketin aselsaneXt dönüşüm programının sahadaki yansımalarını gösterdiğini belirtti. Akyol, alınan işlerin satışlara oranının 4,4’e yükselmesinin önümüzdeki yılların iş yükünü desteklediğini ifade etti. Şirketin büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil, büyümenin niteliği, verimlilik ve uluslararası rekabet gücü üzerinden de değerlendirdiğini vurguladı.

Akyol’un paylaştığı bilgilere göre ASELSAN’ın dolar bazındaki üçüncü çeyrek büyümesi 2024’te yüzde 18, 2025’te yüzde 29 ve 2026’da yüzde 42 oldu. Şirket, Defense News Top 100 listesinde 40’ıncı sıraya yükseldiğini ve Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayii şirketi olduğunu da açıkladı. Bu sıralamalar, uluslararası ölçekteki konumlanmaya ilişkin göstergeler olmakla birlikte şirketlerin farklı ölçütlerle değerlendirilebildiği listelere dayanıyor.

Akyol ayrıca Uluslararası Uzay Kongresi’nde duyurulan ASTRALINK alçak yörünge uydu konseptinden söz etti. Konsept, ASELSAN’ın haberleşme alanındaki çalışmalarını kara, deniz ve hava platformlarının ötesinde uzay tabanlı çözümlere taşımayı hedefleyen bir girişim olarak tanıtıldı. Projenin kapsamı ve uygulanma takvimi, ilerleyen aşamalardaki teknik ve operasyonel gelişmelerle netlik kazanacak.

İlk dokuz ayın öne çıkan göstergeleri

  • Hasılat: 151,5 milyar TL; geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artış.
  • Bakiye sipariş portföyü: 30,7 milyar dolar; şirket tarihinde ilk kez 30 milyar doların üzerinde.
  • İmzalanan yeni sözleşmeler: Toplam 14 milyar dolar.
  • Yeni ihracat sözleşmeleri: 1,9 milyar dolar; yıllık bazda yüzde 34 artış.
  • Alınan işlerin satışlara oranı: 4,4; önceki yılın aynı döneminde 2,5.
  • FAVÖK: 40,6 milyar TL; FAVÖK marjı yüzde 26,8.
  • Operasyonel nakit akışı: 23 milyar TL.
  • Kapasite ve yüksek teknoloji yatırımları: 684 milyon dolar; yüzde 228 artış.
  • Ar-Ge harcamaları: 1,3 milyar dolar; yüzde 36 artış.

Orta ve uzun vadeli görünüm

ASELSAN’ın hava savunma, elektronik harp, elektro-optik, güdümlü mühimmat ve radar alanlarında aldığı siparişlerin artış eğilimini koruduğu bildirildi. Bu alanlardaki projeler, şirketin üretim ve teslimat takviminin önümüzdeki yıllarda yoğun olabileceğine işaret ediyor. Yeni tesisler, otomasyon yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları da büyüyen iş hacmini destekleyecek kapasiteyi oluşturma çabasının parçaları olarak öne çıkıyor.

Küresel savunma harcamalarının yükseldiği ve tedarik zincirlerinin güvenliğinin önem kazandığı bir dönemde ASELSAN, geniş ürün portföyü ve ihracat anlaşmalarıyla uluslararası pazarlardaki faaliyetlerini büyütmeyi hedefliyor. Şirketin açıkladığı sonuçlar; artan satış, güçlü yeni sipariş akışı, kârlılık göstergelerindeki iyileşme ve kapasite yatırımlarının aynı dönemde ilerlediğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde bu gelişmelerin sürdürülebilirliği, siparişlerin zamanında teslim edilmesi, yatırımların üretime katkısı ve yeni teknolojilerin uygulamaya dönüşmesiyle yakından ilişkili olacak.