Türkiye’nin savunma sanayisi şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre bakiye siparişler 30,7 milyar dolara ulaştı, yeni imzalanan sözleşmelerin toplamı 14 milyar dolar oldu. Aynı dönemde hasılat reel olarak yüzde 28 artarken Ar-Ge ve üretim kapasitesine yönelik harcamalar da yükseldi.
Bu göstergeler, ASELSAN’ın hem yeni projeler kazandığını hem de faaliyetlerini büyüyen iş hacmine uyarlamak için teknoloji ve üretim altyapısına yatırım yaptığını ortaya koyuyor. Ancak sipariş tutarları, doğrudan gelir veya kâr anlamına gelmiyor: Siparişlerin finansal sonuçlara yansıması, projelerin üretim ve teslimat takvimlerine, sözleşme koşullarına ve maliyetlerine bağlı.
Bakiye siparişler 30,7 milyar dolara ulaştı
Bakiye sipariş, şirketin üstlendiği ancak henüz tamamlayıp gelir olarak kaydetmediği işlerin toplamını ifade eder. ASELSAN’ın açıkladığı 30,7 milyar dolarlık bakiye sipariş, şirketin ilerleyen dönemlerde üretim ve teslimat süreçlerine konu olacak geniş bir proje portföyüne sahip olduğunu gösteriyor. Bu tutar, tek bir dönemde elde edilen satışları ya da şirketin kasasındaki nakdi göstermez; gelecekteki iş yüküne ilişkin bir göstergedir.
Siparişlerin gelire dönüşmesi aşamalı olarak gerçekleşir. Projelerin kapsamına göre tasarım, mühendislik, tedarik, üretim, test ve teslimat süreçleri farklı süreler alabilir. Bu nedenle bakiye siparişlerin büyüklüğü kadar, şirketin projeleri ne hızla tamamlayabildiği ve teslimatları sözleşme takvimlerine uygun biçimde gerçekleştirip gerçekleştiremediği de önem taşır.
Yeni sözleşmeler satışların üzerinde gerçekleşti
ASELSAN, 2026’nın ilk dokuz ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Şirketin verdiği bilgilere göre alınan yeni işlerin satışlara oranını ifade eden book-to-bill göstergesi 4,4 seviyesine çıktı. Bu oran, ilgili dönemde alınan iş tutarının satış hacminin yaklaşık 4,4 katı olduğuna işaret ediyor.
Oranın yüksek olması, yeni sipariş kazanımının mevcut satışlara kıyasla güçlü seyrettiğini ve bakiye sipariş portföyünün genişlemesini desteklediğini gösterir. Bununla birlikte, siparişlerin tamamının aynı dönemde üretime geçmesi veya eşit hızda gelire dönüşmesi beklenmemelidir. Projelerin büyüklüğü, teslimat tarihleri ve sözleşmelerdeki ödeme düzenlemeleri, bu dönüşümün zamanlamasını belirleyen unsurlar arasındadır.
Hasılat reel olarak yüzde 28 arttı
Şirketin ilk dokuz aylık hasılatı 151,5 milyar TL olarak açıklandı. Hasılatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla bildirilen reel artış yüzde 28 oldu. Reel büyüme, fiyatlar genel düzeyindeki değişimin etkisi dikkate alınarak hesaplanan artışı ifade eder; bu nedenle yalnızca nominal tutardaki yükselişten farklı değerlendirilir.
Hasılat artışı, ASELSAN’ın yürüttüğü projelerden elde ettiği gelirlerin büyüdüğünü gösteriyor. Radar, elektronik harp, haberleşme, elektro-optik ve hava savunma sistemleri gibi alanlarda geliştirilen ve üretilen çözümler şirketin faaliyet portföyünde yer alıyor. Siparişlerin teslimata dönüşmesiyle hasılat oluşurken, bu gelirlerin kârlılığa etkisi üretim maliyetleri, proje giderleri ve finansman koşulları gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Ar-Ge ve üretim yatırımları artırıldı
ASELSAN’ın ilk dokuz aydaki Ar-Ge harcamaları yüzde 36 artarak 1,3 milyar dolara yükseldi. Ar-Ge çalışmaları; yeni sistemlerin geliştirilmesini, mevcut ürünlerin iyileştirilmesini ve kritik teknolojilerde şirketin yetkinliğinin artırılmasını destekler. Savunma sanayisinde ürünlerin uzun geliştirme, test ve doğrulama süreçlerinden geçmesi gerektiğinden, bu harcamalar şirketin gelecekteki teknoloji ve ürün kapasitesi açısından önem taşır.
Üretim kapasitesini genişletmeye yönelik yatırım harcamaları ise yüzde 228 artışla 684 milyon dolara çıktı. Üretim tesisleri, test altyapısı ve ilgili ekipmanlara yapılan yatırımlar, artan siparişlerin karşılanmasına yardımcı olabilir. Savunma projelerinde ürünlerin yalnızca üretilmesi değil, kalite ve performans testlerinden geçirilerek sözleşme şartlarına uygun biçimde teslim edilmesi de gerekir. Bu nedenle kapasite artışı, sipariş portföyünün zamanında teslimatlarla desteklenmesi bakımından önemlidir.
FAVÖK marjı yüzde 26,8 oldu
ASELSAN’ın açıkladığı FAVÖK marjı, 190 baz puan artışla yüzde 26,8’e yükseldi. FAVÖK, faiz, amortisman ve itfa öncesi kârı; FAVÖK marjı ise bu tutarın hasılata oranını ifade eder. Marjın yükselmesi, operasyonel kazancın hasılata oranında iyileşmeye işaret eder.
FAVÖK marjı net kâr marjıyla aynı değildir. Faiz giderleri, vergiler, amortismanlar ve diğer finansal kalemler dönem net kârını etkileyebilir. Dolayısıyla operasyonel kârlılık göstergesi, şirketin finansal performansını değerlendirirken hasılat ve sipariş verileriyle birlikte ele alınmalıdır. Ar-Ge ile yatırım harcamalarının belirgin biçimde arttığı bir dönemde marjın yükselmesi de şirketin operasyonel performansına ilişkin önemli bir tamamlayıcı göstergedir.
İlk dokuz ayın öne çıkan verileri
- 30,7 milyar dolar: Açıklanan bakiye sipariş tutarı.
- 14 milyar dolar: İlk dokuz ayda imzalanan yeni sözleşmeler.
- 151,5 milyar TL: İlk dokuz aylık hasılat.
- Yüzde 28: Hasılattaki reel artış.
- 1,3 milyar dolar: Ar-Ge harcamaları; yıllık artış yüzde 36.
- 684 milyon dolar: Yatırım harcamaları; artış yüzde 228.
- Yüzde 26,8: FAVÖK marjı; artış 190 baz puan.
- 4,4: Alınan işlerin satışlara oranını gösteren book-to-bill seviyesi.
Genel tablo, ASELSAN’ın sipariş ve sözleşme hacmini büyütürken Ar-Ge ile üretim kapasitesine kaynak ayırdığını gösteriyor. Bu büyümenin finansal sonuçlara nasıl yansıyacağı ise yeni işlerin üretime alınması, projelerin zamanında tamamlanması ve teslimatların gelir kaydına dönüşmesiyle netleşecek. Bu nedenle önümüzdeki dönemlerde bakiye siparişlerin seyri kadar hasılat, operasyonel kârlılık ve yatırım kapasitesinin kullanımına ilişkin göstergeler de izlenecek.










