/Stellantis, 1.2 PureTech Motorunu Üreten Fabrikasını Kapattı

Stellantis, 1.2 PureTech Motorunu Üreten Fabrikasını Kapattı

Fransa’nın Pas-de-Calais bölgesindeki Douvrin fabrikası, 30 Ekim 2026 itibarıyla endüstriyel faaliyetlerini sona erdirdi. Peugeot ve Renault ortaklığıyla 1969’da kurulan tesis, 57 yıl boyunca Avrupa otomotiv sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri oldu. Fabrika, hizmet verdiği süre boyunca toplamda 52 milyondan fazla motorun üretimine katkı sağladı.

Douvrin’in kapanması, yalnızca bir üretim tesisinin faaliyetlerinin bitmesi anlamına gelmiyor. Bölgenin sanayi geçmişinde önemli bir yere sahip olan fabrika, madencilik sektörünün gerilemesinin ardından yerel istihdamı ve ekonomik çeşitliliği desteklemek amacıyla kurulmuştu. Tesisin kapanışı, üretimin başka bir ülkeye taşınması ve otomotiv sektöründe değişen üretim stratejileriyle birlikte değerlendiriliyor.

Üretim Macaristan’a taşınıyor

Douvrin, son yıllarda özellikle 1.2 litrelik PureTech motorların üretimiyle tanındı. Motor ailesi, yağ içinde çalışan triger kayışıyla ilgili güvenilirlik sorunları nedeniyle kamuoyunda ve müşteri şikâyetlerinde gündeme gelmişti. Stellantis CEO’su Antonio Filosa, 19 Ekim 2026’da bu sorunlar nedeniyle müşterilerden özür diledi. Fabrikanın tam kapanışının bu açıklamadan 11 gün sonra gerçekleşmesi, iki gelişimin zamanlamasını dikkat çekici hâle getirdi. Bununla birlikte tesisin kapatılması daha önce planlanmış bir süreçti; kapanış kararını yalnızca özür açıklamasına bağlamak doğru olmaz.

Motor montaj faaliyetleri kapanıştan önce durdurulmuş, 30 Ekim’de ise tesisteki endüstriyel çalışmalar tamamen sona ermişti. Üretimi Douvrin’den taşınan yeni nesil 1.2 litrelik EB2 ve 1.6 litrelik EP6 motorların Stellantis’in Macaristan’daki Szentgotthard tesisinde üretilmesi planlandı. Böylece şirket, söz konusu motorların üretimini farklı bir üretim merkezinde sürdürme yoluna gitti. Bu değişiklik, Douvrin’deki faaliyetlerin sonlanmasıyla birlikte üretim ağının yeniden düzenlenmesinin de bir parçası oldu.

Bir sanayi merkezinin 57 yıllık geçmişi

Douvrin tesisi, 1969 yılında Peugeot ile Renault’nun ortak girişimi olarak kuruldu. Bölgedeki kömür madenciliğinin gerilemesi, yeni istihdam alanları yaratmayı ve ekonomik yapıyı çeşitlendirmeyi gerekli kılmıştı. Fabrikanın dökümhanesi 1971’de açıldı; motor üretimi ise 1972’de X ailesiyle başladı. Zaman içinde tesis, farklı motor ailelerinin üretimine ev sahipliği yaparak hem Fransa’nın hem de Avrupa otomotiv sanayisinin gelişiminde rol oynadı.

Fabrikanın en yoğun döneminde yaklaşık 5.800 kişi burada çalışıyordu. Üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği yıllar içinde değişse de Douvrin, uzun süre bölgenin başlıca işverenlerinden biri olmayı sürdürdü. Tesisin geçmişindeki en büyük üretim başarılarından biri, 15,6 milyondan fazla adetle üretilen TU motor ailesiydi. Bu rakam, fabrikanın yalnızca belirli bir motor modeline değil, geniş ölçekli ve uzun soluklu üretim faaliyetlerine dayanan bir mirasa sahip olduğunu gösteriyor.

Otomotiv tarihine geçen motorlar

Douvrin’in üretim geçmişi PureTech motorlarla sınırlı değildi. Tesis, farklı dönemlerde çok sayıda motorun üretimine katkıda bulundu. Bunlar arasında, 1974’ten itibaren üretilen PRV V6 da bulunuyordu. Peugeot, Renault ve Volvo ortaklığında geliştirilen bu motor, çeşitli araçlarda kullanıldı ve otomotiv tarihinde iz bırakan örneklerden biri hâline geldi. DeLorean DMC-12 ve Lancia Thema, PRV V6 motoruyla ilişkilendirilen modeller arasında yer alıyor.

PRV V6’nın etkisi, seri üretim otomobillerle de sınırlı kalmadı. Bu motor, Alfa Romeo’nun 1996 sezonunda yarışan 155 V6 TI modeli için geliştirilen güç ünitesinin temelinde de yer aldı. Bu tür örnekler, Douvrin’in üretim geçmişinin farklı markalara, araç sınıflarına ve kullanım alanlarına uzandığını ortaya koyuyor.

Şirket yapısı da zaman içinde değişti. Fabrika, 2013’te tamamen PSA Grubu’nun kontrolüne geçti; PSA ile Fiat Chrysler Automobiles’in birleşmesiyle 2021’de kurulan Stellantis’in bünyesine katıldı. Douvrin’in kapanması, ortaklıklar ve şirket birleşmeleriyle dönüşen bu uzun dönemin ardından geldi. Tesisin üretimi sona erse de fabrikada üretilen motorlar ve bölgenin sanayi gelişimindeki rolü, otomotiv tarihinin bir parçası olarak varlığını sürdürecek.

Douvrin’in kapanışı, Avrupa’daki otomotiv üretiminin yer değiştirdiği ve yeniden yapılandığı bir döneme işaret ediyor. Üretimin Macaristan’a aktarılması, Stellantis’in üretim merkezlerini nasıl konumlandıracağına dair önemli bir örnek. Ancak bu değişimin şirketin maliyetleri, çalışanlar, tedarik zinciri ve yerel ekonomi üzerindeki etkileri zaman içinde daha net görülecek. 57 yıllık geçmişiyle Douvrin, Avrupa otomotiv sanayisinin dönüşümünde kapanan önemli bir sayfa oldu.