/THY’nin Bilançosu: Gelir 8,3 Milyar Doları Buldu

THY’nin Bilançosu: Gelir 8,3 Milyar Doları Buldu

Türk Hava Yolları (THY), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını 4 Kasım’da açıkladı. Şirketin temmuz-eylül dönemindeki toplam geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,3 artarak 8,3 milyar dolara yükseldi. THY’nin paylaştığı bilgilere göre esas faaliyet kârı 929 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece şirket, gelirini artırırken operasyonlarını büyütmeyi sürdürdü; ancak artan maliyetler kârlılıktaki gelişmeyi sınırladı.

Dolar bazında hazırlanan IFRS raporu, gelir artışının kâr kalemlerine aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,06 milyar dolar olan esas faaliyet kârı bu yıl 929 milyon dolara geriledi. Net kâr da aynı karşılaştırmada 1,38 milyar dolardan 1,29 milyar dolara indi. Dolayısıyla bilanço, yolcu ve kargo faaliyetlerindeki büyümenin yanında yakıt başta olmak üzere maliyet baskılarının da belirleyici olduğu bir döneme işaret ediyor.

Yakıt maliyetleri ve kapasite planı

Üçüncü çeyrek sonuçlarında öne çıkan başlıca maliyet unsuru jet yakıtı oldu. Şirketin açıklamasına göre yakıt maliyeti yılbaşından bu yana yüzde 118 arttı. Havayolu işletmelerinde yakıt giderleri uçuş sıklığına, kullanılan uçak tiplerine ve yakıt fiyatlarındaki değişime bağlı olarak toplam faaliyet maliyetlerini etkileyebiliyor. Bu nedenle yakıttaki hızlı artış, gelirlerin yükseldiği bir dönemde dahi faaliyet kârının gerilemesine katkıda bulunmuş olabilir.

Jeopolitik gelişmeler de şirketin büyüme planlarına yansıdı. Orta Doğu’daki savaşın yarattığı koşullar nedeniyle THY, yıl için belirlediği yüzde 10’luk yolcu kapasitesi büyüme hedefini aşağı yönlü revize etti. Üçüncü çeyrekte kapasite artışı yüzde 3,2’de kaldı. Bu oran, şirketin uçuş kapasitesini genişletmeye devam ettiğini, ancak hedeflenen büyüme hızının altında kaldığını gösteriyor. Kapasite planları; talep, güvenlik koşulları, uçuş rotaları ve maliyetler gibi farklı etkenlere göre şekilleniyor.

Dokuz aylık dönemde kârlılık göstergeleri

Yılın ilk dokuz ayında faiz, amortisman, vergi ve kira öncesi kâr (FAVKÖK) 3,7 milyar dolar oldu. Buna karşın FAVKÖK marjı 6,2 puan düşerek yüzde 17,6’ya geriledi. Marj, elde edilen gelirin ne kadarının ilgili kâr kalemine dönüştüğünü gösterdiği için maliyetlerdeki değişimi ve operasyonların kârlılığını değerlendirmede önemli bir ölçüttür. Marjdaki gerileme, gelir ve faaliyet hacmindeki büyümeye rağmen giderlerin de güçlü biçimde arttığını ortaya koyuyor.

Dokuz aylık net kâr, geçen yılın aynı dönemindeki 2,03 milyar dolar seviyesinden 1,71 milyar dolara düştü. Bu veriler, yalnızca üçüncü çeyrekte değil, yılın ilk dokuz ayında da kâr üzerinde baskı bulunduğunu gösteriyor. Ancak şirketin gelir büyümesi, taşıdığı yolcu sayısı ve kargo performansı gibi göstergeler faaliyet ölçeğinin genişlemeye devam ettiğine işaret ediyor. Kârın sonraki dönemlerde nasıl şekilleneceği ise yakıt fiyatları, talep koşulları, kapasite kullanımı ve diğer işletme giderlerinin seyrine bağlı olacak.

Yolcu talebi, doluluk ve dakiklik

Operasyonel tarafta yolcu sayısı ve doluluk oranı artış gösterdi. THY, üçüncü çeyrekte 28,5 milyon yolcu taşıdı; bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,7’lik artış anlamına geliyor. Doluluk oranı ise 1,5 puan yükselerek yüzde 87,1’e ulaştı. Doluluk oranı, sunulan koltuk kapasitesinin ne ölçüde yolcular tarafından kullanıldığını gösterir. Bu nedenle söz konusu artış, kapasitenin daha yüksek bölümünün yolcu talebiyle karşılandığını ortaya koyuyor.

Şirket, yolcu talebindeki gelişmede Asya pazarının öne çıktığını; Avrupa ve Türkiye pazarlarının da artışa katkı sağladığını belirtti. Farklı bölgelerdeki talep, THY’nin geniş uçuş ağı sayesinde yolcu akışını çeşitli pazarlara dağıtabilmesi açısından önem taşıyor. Bununla birlikte tek bir çeyreğe ait veriler, talebin gelecekte de aynı hızla süreceğini tek başına garanti etmez; pazar koşullarının ve sezon etkilerinin izlenmesi gerekir.

Uçuşların zamanında gerçekleşme oranında da iyileşme kaydedildi. Eylül ayında zamanında kalkış oranı yüzde 83,1 oldu. Geçen yılın aynı ayında bu oran yüzde 76,8 seviyesindeydi. Böylece açıklanan verilere göre oran yıllık karşılaştırmada 6,3 puan yükseldi. Dakiklikteki gelişme, operasyonların düzenli yürütülmesi bakımından olumlu bir gösterge olmakla birlikte, bu oran tek başına uçuş deneyiminin tüm unsurlarını ölçmez.

Kargo faaliyetleri ve filo büyüklüğü

Üçüncü çeyreğin en dikkat çekici gelir artışlarından biri Turkish Cargo’dan geldi. Taşınan kargo hacmi yüzde 7,4 artarken kargo geliri yüzde 45,6 yükselerek 1,2 milyar doların üzerine çıktı. IFRS raporundaki dağılıma göre gelirin 645 milyon doları kargo uçaklarından, 585 milyon doları ise yolcu uçaklarının alt bölümünde taşınan yüklerden elde edildi. Bu ayrım, kargo gelirinin hem özel kargo uçaklarından hem de yolcu seferleriyle birlikte sunulan taşıma kapasitesinden beslendiğini gösteriyor.

Kargo gelirindeki artış, hacim artışından daha hızlı gerçekleşti. Bu iki göstergenin farklı hızlarda değişmesi; taşınan yüklerin bileşimi, gelir getirisi ve piyasa koşulları gibi etkenlerle ilişkili olabilir. Ancak açıklanan bilgiler, artışın nedenlerini ayrıntılı biçimde tek tek açıklamadığından, gelir performansını değerlendirirken verilen rakamların ötesinde kesin bir neden-sonuç çıkarımı yapmak doğru olmaz.

THY’nin filosu çeyrek dönem itibarıyla 539 yolcu ve 28 kargo uçağı olmak üzere toplam 567 uçağa ulaştı. Filo büyüklüğü, şirketin uçuş ağını ve taşıma kapasitesini destekleyen temel unsurlardan biridir. Bununla beraber uçak sayısındaki artışın finansal sonuçlara katkısı; uçakların ne ölçüde kullanıldığına, hangi hatlarda hizmet verdiğine ve işletme maliyetlerine bağlıdır. Bu nedenle filo verileri yolcu, kapasite, doluluk ve maliyet göstergeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Yatırımlar ve büyüme planları

Şirket, 2026’nın ilk dokuz ayında 4,6 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi ve konsolide aktif büyüklüğünü 52 milyar doların üzerine taşıdı. Yatırımlar, havayolunun mevcut faaliyetlerini desteklemenin yanı sıra filo ve operasyon altyapısının geliştirilmesine yönelik uzun vadeli planların parçası olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte yatırım tutarı tek başına yatırımların ne zaman ve hangi ölçüde gelir ya da kâra dönüşeceğini göstermez; bu etkinin sonraki dönemlerde izlenmesi gerekir.

THY’nin Boeing 737 MAX uçaklarına yönelik tarihi siparişi ve CFM ile imzaladığı LEAP 1B motor anlaşması, dar gövdeli uçak filosuna ilişkin planlar arasında yer alıyor. Motor anlaşmasının amacı, yeni dar gövdeli uçakların motor ihtiyacını karşılamak. Bu tür uzun vadeli tedarik ve filo kararları, şirketin kapasite planlaması ile operasyonel sürekliliği açısından önem taşıyor. Ancak anlaşmaların mali ve operasyonel etkileri, teslimat takvimi ve uçakların hizmete giriş süreci gibi ayrıntılara bağlı olarak zaman içinde ortaya çıkacaktır.

THY ayrıca Avrupa’da en fazla uçuş gerçekleştiren ağ taşıyıcısı konumunu koruduğunu bildirdi. Şirketin geniş uçuş ağında İstanbul Havalimanı önemli bir merkez işlevi görüyor. İstanbul üzerinden farklı bölgeler arasında bağlantı kurulması, yolcu ve kargo trafiğinin ağ içinde yönlendirilmesine imkân sağlıyor. Şirketin pazar konumunu değerlendirirken bu ağ genişliğinin yanı sıra seferlerin doluluğu, kârlılığı ve maliyetleri de dikkate alınmalı.

Genel tablo, THY’nin gelir, yolcu ve kargo faaliyetlerinde büyümeyi sürdürdüğünü; buna karşılık yakıt maliyetleri ve diğer giderlerin kârlılığı baskıladığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemlerde jet yakıtı fiyatlarının seyri, kapasite planının nasıl uygulanacağı ve yolcu ile kargo talebinin gücü bilanço performansının başlıca belirleyicileri arasında olacak. Sizce yakıt fiyatları gerilerse THY’nin kârlılığı yeniden yükselişe geçebilir mi? Görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.